AĞAÇ BUDAMA ANKARA

24 Kasım 2018 Cumartesi

AĞAÇ BUDAMA TEKNİKLERİ



AĞAÇ BUDAMA ŞEKİLLERİ
3 ŞEKİLDE BUDAMA YAPILIR.
1:ŞEKİL BUDAMASI:AĞACIN MEYVESİNE,ÇEŞİDİNE BAĞLI OLARAK  YAPILAN BUDAMA ŞEKLİDİR.
2:ÜRÜN BUDAMASI:AĞAÇTAKİ MEYVE TUTUMUNU,KALİTESİNİ V.B.G NEDENLERLE YAPILAN BUDAMADIR.AMA HER AĞACIN ÜRÜN BUDAMASI AYNI DEĞİLDİR.ÖRNEĞİN AYVADA ÜRÜN DALARIN UCUNDA OLUŞUR.DİKKAT ETMEK LAZIM.
3:GENÇLEŞTİRME BUDAMASI:YAŞLI AĞAÇLARDAKİ BAZI DAHA AZ MEYVE VERMEYE BAŞLAMIŞ YADA HİÇ ÜRÜN VERMEYEN DALLARINI UZAKLAŞTIRIP YERLERİNE YENİ DALLARIN GELİŞİMİNİ SAĞLAMA İŞLEMİDİR.BU İŞLEM BİRDEN DEĞİLDE  YILLARA YAYARAK YAPMAK DAHA DOĞRU OLUR.BAZI KİŞİLER BÜTÜN DALLARI KESİP AĞAÇI KUŞA ÇEVİRMEKTEDİRLER.AĞAÇLAR ÇOĞUNLUKLA KURUR.SENEYE DAL VERİRSE DİKİNE GİDEN DAL MİKTARI ARTAR.

23 Kasım 2018 Cuma

BİTKİ HASTALIKLARI


BİTKİ HASTALIKLARI(FİTOPATOLOJİ)

Bitki hastalığına bakteriler, mantarlar, nematik kurtlar ve virüsler, daha büyük bitkilerde böcekler ve keneler veya çevreye bağlı yahut çevreye bağlı olmayan uygunsuz durumlar sebeb olabilir. Her çeşit bitki, kültür ve yabani bitki hastalıklarına tutulabilir.

Bölümün başlıca görevleri bitki ve bitkisel ürünleri tehdit eden bakteriler, fitoplazmalar, funguslar, virüsler ve viroidlerin sebep olduğu bitki hastalıklarını teşhis etmek, yaygınlık ve zarar seviyelerini belirlemek, biyolojileri, epidemiyolojileri ve mücadele metotlarını ortaya koymaktır.
Çevreden ileri gelen hastalık nedenlerini canlı ve cansız nedenler olmak üzere iki ana grupta inceleyebiliriz. cansız hastalık nedenleri: Sıcaklık: Bitkinin istediği optimal çevre sıcaklığından daha yüksek sıcaklıklarda bitki solunumu, fotosentezden daha fazla oldugundan bitkide besin maddesi kaybı artmakta ve bu kayıplar bir süre sonra telafi edilemeyecek boyutlara ulaşarak bitkide hastalık belirtileri görülmektedir. Ayrıca yüksek çevre sıcaklıklarında bitkide genel bir solgunluk ve ileri dönemlerde yaprak dökümü şeklinde
Hastalık belirtileri görülebilmektedir. Düşük çevre sıcaklıklarında ; bitkide genel bir gelişme geriliir solgunluk, döllenmenin normal olmaması sonucu meyve dökümü veya kör başak oluşumu şeklinde ortaya çıkan hastalık belirtileri görülmektedir. Işık : Işık yoğunluğunun fazla olduğu durumlarda bitkide sarılık ve kloroz belirtisi görülmektedir. Işık yoğunluğunun bitkinin isteğinden az olması durumunda ise, bitkilerde genel bir gelişme gerilii, yapraklarda sarılık ve sap boyumları arası mesafenin artarak bitki boyunun uzaması şeklinde ortaya çıkan ''Etioleman '' olarak adlandırılan hastalık belirtilerine rastlanmaktadır.
Şiddetli rüzgar bitkilerin dal, sürgün ve gövdesini kırarak, meyvelerini zamansız dökerek, hububat gibi tek yıllık bitkileri yatırarak doğrudan zarara sebep olmaktadır. Ayrıca rüzgarın etkisi ile birbirine sürten bitki kısımları yaralanarak, di÷er hastalık etmenlerinin buradan bitkiye girişi kolay olmaktadır. Toraktan Kaynaklanan Hastalık Etmenleri 0 °C'nin altındaki sıcaklıklarda toprak donarak çatlar ve orada bulunan bitki kökleri koparak zarara uğrayabilir. Toprakta yeterli su bulunmadı durumda bitkiler transprasyonla kaybettikleri suyu topraktan sağlayamadıkları için solgunluk belirtisi gösterirler.
Bu durum uzun süre devam eder ise bitkilerde erken yaprak dökümü ve ölüme varan hastalıklar meydana gelir. Toprakta fazla su bulunması halinde; yapraklarda lekeler ve kloroz ve gövdede zamk akıntısı şeklinde ortaya çıkan hastalıklar görülmektedir. Toprak analizleri yapılarak bilgilerin ihtiyaç bu maddelerin topraktaki miktarı tespit edilmekte ve dengeli bir gübreleme yapılarak bitkinin ihtiyacı karşılanmalıdır.Azot noksanlı olan bitkiler zayıf görünür. Gelişme devresi sonunda yaprakların şekli küçük, açık sarımtırak yeşil ve kısa saplı bir hal alır. Meyve sayısı azalmaktadır. magnezyum noksanlı: Yaprakta damarlar arasında sararmalar, yaprak ucunda gevreklik ve yıkarı doğru kıvrılmalar görülür. Meyveler seyrekleşir , ufalır ve meyve sayısında azalma oluyor.
• Surveyler ile karantina organizmaları ve yeni ortaya çıkan patojen risklerini takip etmek, 
• Zararlı organizmaları tanılamak ve karakterizasyonunu yapmak,
• Ksilem ve floemle sınırlı bakteriler, fitoplazmalar ve virüsler gibi zararlı organizmaların konukçuları ve vektörleri ile ilişkilerini de kapsayacak şekilde epidemiyolojik çalışmalar yürütmek,
• Yeni metotları adapte ederek kültüre alınamayan organizmaların teşhis kapasitesini arttırmak, 
• Patojenin virülensliği ve konukçu hassasiyeti/dayanıklılığına ilişkin olarak konukçu/patojen ilişkileri hakkında çalışmalar yürütmek,
• Tahmin ve uyarı metotlarını çalışmak ve mücadele çalışmalarına entegre etmek,
• Bitki patojeni mikroorganizmaları muhafaza etmek ve katalogunu hazırlamak
• Karantina organizmalarının izlenmesi ve haritalanmasına yönelik planlanan Bakanlığımız projelerini laboratuvar analizleri ile desteklemek,
• Bitki ve bitkisel ürünlerde ithalat, ihracat, bitki pasaportu ve sertifikasyon amaçlı analizleri yapmak, 
• Bitki koruma ürünlerini ruhsatlandırma komisyonuna katılmak ve bitki hastalıklarına ilişkin bitki koruma ürünlerinin etkinlik denemelerinin dosyalarını değerlendirmektir.


TOPRAK ÜSTÜ ZARARLILARI


TOPRAK ÜSTÜ ZARARLILARI

Ergin böcekler, 35-50 mm uzunluğunda, kırmızı kahverengi zemin üzerinde bulunan beyaz tüyler nedeniyle alaca görünümlü böceklerdir.
En tipik özellikleri, antenlerinin uç kısımlarının yelpaze şeklinde olmasıdır.
Larvaları 70–80 mm uzunluğunda, tombul yapılı ve sarımsı krem rengindedir.
Vücudu “C” harfi şeklinde kıvrık olup, üzeri ince, sarı, seyrek tüyler ile örtülüdür.

TOPRAKALTI ZARARLILARI ZARAR ŞEKLİ
Bu türün erginleri, bitkilerin toprak üstü kısımlarını, larvaları ise köklerini yiyerek zararlı olmaktadır.
Esas zararı, fidanların ve ağaçların köklerini yemek suretiyle, larvalar yapar.
Fidanlıklarda bir bitkinin kökünde 1 larvanın bulunması önemli zararlara yol açar. Bu nedenle fidanlıklar için çok önemlidir.

TOPRAKALTI ZARARLILARI ZARARLI OLDUĞU BİTKİLER
Elma, armut, erik, kiraz, ayva, şeftali.

TOPRAKALTI ZARARLILARI MÜCADELE YÖNTEMLERİ

Kültürel Önlemler:
Sulama, gübreleme gibi bakım işlemleri tam olarak yapılarak ağaç ve fidanlar sağlıklı tutulmalıdır.
Bu zararlılarla bulaşık fidanlıklarda, kullanılacak çiftlik gübresi ilaçlandıktan sonra toprağa karıştırılmalıdır.
Haziran ve Temmuz aylarında bahçelerde yabancı ot temizliğine özen gösterilmelidir. Bahçe sonbaharda 20–30 cm derinliğinde sürülerek larvalar, Mayıs ayında 15–20 cm derinliğinde sürülerek pupalar ve Temmuz-Ağustos aylarında sürülerek de yumurtalar tahrip edilmelidir.
Gerek fidanlıklar ve gerekse meyve bahçelerinde, geceleri erginler toplanarak öldürülmelidir.

KİMYASAL MÜCADELE
Bu zararlıya karşı, sadece larva zararının bulunduğu  fidan ve ağaçlarda kimyasal mücadele yapılmalıdır.
İlkbaharda, 0–20 cm toprak derinliğindeki toprak sıcaklığı 9–10°C‘ye ulaşıp, larvalar faaliyete başladığı zaman ikinci ve üçüncü dönem larvalara karşı bir ilaçlama yapılır.
Sonbaharda ise, yörelere göre değişmekle birlikte, ilk yağmurlardan sonra, larvalar toprak yüzeyine yakın olduğu zaman bir ilaçlama yapılabilir.
Ancak önemli olan ilkbaharda yapılacak ilaçlamadır.
İlkbahar ilaçlaması yapılmayan bahçelerde, zarar yaygın olarak bulunduğu zaman ve ergin uçuşlarının fazla olduğu yıllarda, sonbahar ilaçlamalarının da yapılması gereklidir.


21 Kasım 2018 Çarşamba

BAHÇELERDE YABANCI OT MÜCADELESİ


BAHÇEDE YABANCI OTLAR
1. SORUN OLAN YABANCI OTLAR
Tek Yıllık Yabancı Otlar
Tek Yıllık Geniş Yapraklılar
Çok Yıllık Yabancı Otlar
Çok Yıllık Geniş Yapraklılar
 2. ZARAR ŞEKLİ VE EKONOMİK ÖNEMİ Yaşayış : 
Sulama ve gübreleme olanaklarının artması ile hızla çoğalan yabancı otlar meyve bahçelerinde ağaçların suyuna ve besin maddelerine ortak olmak, hasadı güçleştirmek ve diğer hastalık ve zararlılara konukçuluk yapmakla zararlı olurlar.
Yabancı otlar, tür ve yoğunluğuna bağlı olarak  Yabancı otlar bitkisiyle su, ışık, mineral besin maddeleri, havalanma ve yetişme alanı yönünden rekabete girerler. Bunun sonucunda ürünün kaliteSİ  VE MİKTARI düşmektedir. Ayrıca bazı hastalık ve zararlılarında konukçusudurlar. yabancı otlar toprak üstüne çıktıktan sonra uygulanır.Kültürel Önlemler :
Meyve bahçelerinde kültürel tedbirler olarak; çapalama, biçme, sürme ve gereği kadar tam yanmış gübre uygulanmalıdır. Çiftlik gübresini iyice yandıktan sonra vermeli, sulama suyu ile olan bulaşmalar önlenmelidir. Çok senelik yabancı otlarda ise birkaç kez toprağın işlenmesi bunların daha zayıf gelişmelerine neden olacağından faydalıdır.
KİMYASAL MÜCADELE:

 Kullanılacak Alet ve Makineler Yabancı ot mücadelesi, sırt pülverizatörü (Mekanik, Motorlu) veya Hidrolik BAHÇE pülverizatörü kullanılarak yapılmalıdırYabancı otlar çıkmadan öne e yapılacak uygulamalarda toprağın iyi sürülmesi ve mümkün olduğu kadar keseksiz olması sağlanmalıdır. Toprağın nemce zengin olmasına dikkat edilmelidir.

Tek ve çok yıllık yabancı otlarla mücadelede uygulanan çıkış sonrası ilaçlama yabancı- otların gelişmelerinin hızlı olduğu 5-6 yapraklı devrelerinde, güneşli ve rüzgarsız havada yapılmalıdır. İlacın ağaçların yaprak ve çiçeklerine değmemesine dikkat edilmeli, 4 yaşından küçük fidanlarda ilaçlama yapılmamalıdır.

İlaçlama Tekniği Yabancı ot mücadelesinde istenilen sonuca ulaşabilmek için bazı hususlara dikkat edilmelidir.

önerilen herbisitler toprağa uygulanıp tırmık yardımı ile toprağın 5– 6 cm derinliğine kadar karıştırılmalıdır. Daha sonra haşhaş ekimi yapılmalıdır. Çıkış öncesi kullanılan herbisitlerde toprağın iyi sürülmesine ve keseksiz olmasına dikkat edilmelidir. İlaçlama toprak tavında iken yapılmalıdır. Çıkış sonrası kullanılan herbisitler; yabancı otlar erken gelişme dönemlerinde uygulanır.
 Belli bir alana verilecek ilaç dozunun o alana yeknesak bir şekilde atılmasına dikkat edilmelidir. Bunun içinde kullanılacak aletlerle önceden bir kalibrasyon yapılması şarttır. İlaçlama anında hava sıcaklığının 8–25 oC arasında olmasına özen gösterilmelidir. İlaçlama sırasında rüzgâr 16 km/saat hızını aşmamalıdır. Genellikle sakin havalarda ilaçlama yapılmalıdır.

Meyve ağaçlan altında yabancı otlarla mücadele, yabancı otlar çıkmadan önce ve çıktıktan sonra olmak üzere 2 ayrı şekilde yapılmalıdır.. Genellikle tek yıllık yabancı otlara karşı ilaçlama çıkış öncesi olarak ilkbaharda bahçe sürülüp, otlar temizlendikten sonra toprak nemli iken yapılmalıdır. Yabancı otlar çıktıktan sonra yapılacak ilaçlamalar ise ilkbaharda veya sonbahar sürümünden sonra yabancı otlar 4-6 yapraklı devrelerinde iken uygulama yapılmalıdır. İlacın ağaç, yaprak ve dallarına değmemesine dikkat etmeli, 4 yaşından küçük fidanlara ilaçlama yapılmamalıdır.



AĞAÇ BUDAMA TEKNİKLERİ


                                AĞAÇ BUDAMA
Meyve ağaçlarını en kısa zamanda ürün vermeye başlatmak ve onları uzun süre verim çağında tutmak için budama yapılır.Gövde üzerinde ana dalların sayılarını ve dağılışlarını düzenleyerek meyve ağacının sağlam, düzenli ve dengeli yapı oluşturmasını sağlamak, Meyve ağaçlarının bakımını, meyvelerin hasadını, hastalık ve zararlılarla mücadele v.b. teknik işlerin uygulanmasını kolaylaştırmak,Meyve ağaçlarının bakımını, meyvelerin hasadını, hastalık ve zararlılarla mücadele v.b. teknik işlerin uygulanmasını kolaylaştırmak,Kurumuş, hastalıklı, zarar görmüş, kırılmış dallar ile birbirinin üzerine binmiş, ya da zayıf dar açılı dalları kesmek.günümüzde gelişmiş ağaçların senelerce budanmadığını görüyoruz.budanmış ağaç dallarına ulaşabildiğimiz her yere macunlama işlemi yapıyoruz.
BUDAMA İLE elde ettiğimiz kazanımlar
a) Bitkileri en kısa zamanda ürüne yatırmak
b) Bitkilerin toprak altı ve toprak üstü organları arasında uygun gelişim sağlamak
c) Toprak işleme, budama, ürünlerin derimi, hastalık ve zararlılarla mücadele işlerini kolaylaştırmak; d) Bitkilerde ışıklanmayı sağlamak ve yaprak alanını dengeli bir şekilde artırmak; bu sayede meyve kalitesini artırmak….
e)bir yıl ürün verme bir yıl vermeme olayını kaldırmak.
NASIL BUDAMALAR YAPILIR
a) Şekil budaması,
b) Ürün budaması,
c) Gençleştirme budamas

BUDAMA ZAMANI
Budama zamanının meyve ağaçlarının gelişme ve verimine etkisi büyüktür. Budama, yaz ve kış olmak üzere iki ayrı mevsimde yapılır.ayrıca kuru dalların kesim işlemi her zaman yapılabilinir. Bazı meyve türlerinde budamayı, hem yaz hem de kış aylarında birbirini tamamlayacak şekilde yapmak mümkündür.
Çünkü şiddetli donlardan önce yapılacak kesimlerle oluşacak yara yüzeyleri nedeniyle çok düşük sıcaklıklarda meyve ağaçlarında bazı dallar üşüyebilir, ya da donabilir.
Sert çekirdekli meyve ağaçlarında şiddetli soğuklar, çok kesim yapılmış ağaçlarda zamk oluşumunu artırır, bu da kabuk yarılmalarına, ağaçların zayıflamalarına neden olur. O yüzden derin budamalardan kaçınıyoruz.
Oysa şiddetli donlar geçtikten sonra yapılacak budamalarda kesim yüzeylerinde meyve ağaçlarının üşümeleri önleneceği gibi bunların donlara karşı dayanımları da artar.
İlkbahar gelişme periyodu başladıktan sonra yapılacak budamalar ise, meyve ağaçlarında sürgün oluşumunun gecikmesine neden olmaktadır.
2.Yaz Budaması
Yaz budamasından amaç, meyvelerin daha iyi renklenmelerini sağlamak, kış aylarında yapılacak budama işlemlerini azaltmak ve hasat ile kültürel faaliyetleri kolaylaştırmaktır. Yaprakların ve dalların durumları meyve gelişimi ve kalitesine etki eder.
Meyve ağaçlarında dallar odunlaşmaya başladığı zaman yaz budamasına başlanmalı ve Haziran, Temmuz ve Ağustos aylarında bazı hallerde de Eylül ayının sonuna kadar bu işleme devam edilmelidir. Yaz budaması özellikle meyve ağaçlarının şekillendirilme yıllarında yapılması gerekli olan önemli bir işlemdir.

MEYVE A
ĞAÇLARINAVERİLECEKŞEKİLLER
Meyve fidanlarına şekil verilirken, beslenme durumu ile buna bağlı olarak tür ve çeşitlerin özel budama istekleri, meyve tür ve çeşitlerinin özel dallanma şekilleri budamaya karşı dalların vereceği tepki gibi bilgilerin yeterli olması ayrıca önem kazanır.
Oysa, nemli bölgelerde durum tamamen aksi şekilde düşünülmelidir. Yani fidanların iç kısımlarında fazla nem tutmayacak şekilde açık ve aşırı toprak neminden fazla zararlanmayacak şekilde yüksek gövdeli olarak terbiye edilmelidir.
GOBLE ŞEKLİ
Meyve fidanlarına nemli bölgelerde uygulanan bir şekildir. Elma, ayva, armut, erik, şeftali ve kayısı gibi meyve türlerine uygun bir şekildir.
Birinci Yıl: Bir yıllık fidan topraktan 60-80 cm yükseklikte 4-5 göz üzerinden kesilir. Bu şekilde ilkbahar gelişme periyoduna giren fidanlarda 4-5 sürgün gelişmeye başlar
Bu işlemler tamamlandıktan sonra, dallar 40-60 cm uzunlukta kesilir. Daha kısa dallar olduğu gibi bırakılır. Ana dalların gövde ile yaptıkları acıların 45o olmaları gerekir. Eğer bunlar dar ise genişletilir, geniş ise daraltılır.
İkinci Yıl
Ağaçlar ilkbaharda gelişmeye başlar ve her ana daldan yeni sürgünler meydana gelir. Yaz sonu veya kış mevsiminde her ana dal üzerinde gelişmiş dallardan 2 tane seçilir. Bunlardan biri yardımcı, diğeri ana dalın devamını sağlayan dal olmalıdır.
Ana dalların kesimlerine gelince; bunlar 40-50 cm uzunluğunun altında gelişme göstermiş ise dokunulmaz. Uzunlukları 80-100 cm olan dallar 40-60 cm yükseklikten toprağa bakan göz üzerinden kesilebilir
Üçüncü Yıl
İlkbahar gelişme periyodu başlar başlamaz, büyüme noktalarında gelişme görülür ve her ana ve yardımcı dallarda yeniden 3-5 dal oluşur. Ayrıca, yaz veya kış aylarında, yine her ana dal üzerinde oluşmuş dallardan biri ana dalın diğeri yardımcı dalın devamını sağlayacak iki dal seçilir. Yardımcı dalların, bir öncekilerin aksi yönünde olması gerekir.
Sonraki yıllar
Fidanlar meyve vermeğe başladıktan sonra sürgünlerin uzunlukları da kısmen azalır. Bu nedenle, sürgün uzunlukları 50 cm kadar olan dallara dokunulmaz. Daha uzun olanlar bu düzeye indirilebilir. Bu şekilde meyve ağaçlarında her yıl ana ve yardımcı dallarda oluşan dallar arasından iki dal seçmek, geri kalan dalları bağlamak, eğmek veya bükmek suretiyle, meyve ağaçlarında 5-6 yardımcı dal oluşuncaya kadar şekil budamasına devam edilir
PALMET TARZI TERBİYE ŞEKLİ
Palmet Şekli Bu şekilde, dallar bir düzlem üzerinde yayılır. Dünyada değişik etkiler altında birbirinden farklı palmet sekileri geliştirilmiştir (Şekil 8.8). Yumuşak ve sert çekirdekli meyvelerin çoğunda uygulanabilen palmet şekillerinden ülkemizde en yaygın olarak kullanılan; yatay veya meyilli palmettir. İkisi arasındaki fark ana dalların gövde ile yaptıkları açıdır. Meyilli palmette bu açı 45°-60° iken, yatay palmette 90°’dir. 1 2 Şekil 8.6 İkinci yılda fidanın 1) Budanmadan önce 2) Budandıktan sonraki durumu Budama Teknikleri 13 Fidanlar dikildikten sonra 40-60 cm yükseklikten 3-5 cm tırnak bırakılarak kesilir. İlkbahar gelişme periyodundan itibaren özenle gerekli bakım yapılan fidanlar gelişmeye başlar. Temmuz-Ağustos aylarında fidanlara şekil verilmeye başlanır. Bu amaçla her fidanda iki anadal ile bir de doruk dalı seçilir. Diğer dalların gelişmesi engellenir. İki ana daim gövdenin her iki yanında, gövde ile 45°-60° açı yapması istenir. Bunu sağlamak için bahçede ya sabit telli sistem bulunur veya ağacın dalları daha önceden hazırlanmış söğüt veya kavaktan yapılmış herekler ile bağlanır. Kış dinlenme periyodu içerisinde yazın yapılmış olan işler gözden geçirilir. Seçilen dallar 60-80 cm uzunlukta kesilir. İkinci yıl fidanların bakımları eksiksiz yerine getirilirken Temmuz-Ağustos aylarında ikinci kat oluşturmak üzere yine fidanın üzerinde ilk yılda olduğu gibi iki ana dal ve doruk dalının devamı seçilir. Bu şekilde palmet sisteminde her yıl veya iki yılda bir, bir kat oluşturulur. Ancak beş kattan daha fazlasına müsaade edilmemelidir. Katlar arasındaki uzaklık, toprak ve ekolojik şartlara göre değişmektedir. Ancak her kat bir önceki kattan en azından 10-20 cm daha yüksekte oluşturulmalıdır
PİRAMİT FORMLU TERBİYE ŞEKLİ
Piramit Şekli Dalların gövde üzerinde dağılışlarına göre spiral ve katlı olmak üzere iki şekli vardır. Daha dikine büyüme özelliğine sahip olan armut gibi meyvelere uygulanır. Spiral piramitte dallar gövde üzerinde muntazam olarak dağılmaktadır. Katlı piramitte ise üç dal bir araya gelerek gruplaşmakta ve kat oluşturmaktadır. Birinci kat ile ikinci kat arasındaki mesafenin 110 cm, ikinci ile üçüncü kat arasındaki mesafenin 100 cm, üçüncü ile dördüncü kat arasındaki mesafenin 90 cm olmasına dikkat edilmesi gerekmektedir. Bu şekilde katlar, aralarındaki mesafe 10’ar cm azaltılarak oluşturulmaktadır. Piramit şeklinde fidanlar 60-80 cm yükseklikten, 3-4 cm’lik bir tırnak bırakılarak kesilir (Şekil 8.5). İlkbahar gelişme periyodu ile birlikte fidandaki gözler sürmeye başlar. Yaz gelişme periyodunda Temmuz-Ağustos ayları içerisinde gövde üzerinde düzgün olarak dağılmış, gelişme kuvvetleri eşit olan üç anadal ile gövdenin devamım sağlayacak olan doruk dalı seçilir. Diğer dallar ise kesilmeyip eğilip bükülerek gelişmesi engellenir (Şekil 8.5). Kış gelişme periyodu içerisinde yazın yapılan işler gözden geçirilir. Eğer ana dallar ve doruk dal arasında gelişme yönünden bir denge mevcut ise dallar 60-80 cm üzerinden kesilir. Eğer ana dallar arasında gelişme yönünden bir dengesizlik mevcut ise daha önce belirtilen önlemlerle bu dengesizliğin giderilmesine çalışılır. 12 Bahçıvanlık Rehberi Şekil 8.5 Bir fidana piramit şeklinin verilmesi 1) Şekil verilmek üzere tepesi kesilmiş bir yıllık fidan 2) Aynı fidanın budanmadan önceki durumu 3) Budandıktan sonraki durumu 1 2 3 İkinci yıl yaz gelişme periyodu içerisinde her anadal üzerinde bir tanesi ana daim devamını sağlayacak, diğeri ise yardımcı olmak üzere iki dalcık seçilir. Her ana daim üzerindeki yardımcı dalların aynı yönde olmasına dikkat edilir. Ana ve doruk dalı üzerindeki diğer dalcıklar ise karşılıklı çekilerek bağlanır. Takip eden kış periyodu içerisinde herhangi bir müdahale yapılmaz. Sadece yazın yapılan işler kontrol edilir, varsa eksiklikler giderilir ve gerekli kısaltmalar yapılır (Şekil 8.6). Üçüncü yıl içinde ağacın gelişmesi toplu olarak incelenir. Karşılıklı bağlanmış dallar çözülmüşse tekrar bağlanır. Anadallar 50-60 cm’den fazla gelişme göstermişlerse bu dallar 50-60 cm uzunluktan kesilir. Ayrıca ana dallar ile yardımcı dallar arasında denge sağlanmasına çalışılır. Doruk dalı ise 110-120 cm yükseklikten 3-4 cm tırnak bırakılarak kesilir. Bundan sonra ikinci kat oluşturulmasına başlanır.




DORUK DALLI ŞEKİL
Kurak bölgeler için uygun bir şekildir. Genellikle, taç, üç ana dalla, orta kısımda gelişen bir doruk dalından oluşur. Elma, armut, şeftali, kayısı, kiraz ve vişne gibi meyve türlerine uygulanabilir. Bu şeklin goble şeklinden farkı, ortasında bir doruk dalının bulunması, değişik doruk dallı şekilden farkı ise, doruk dalının şekillenmeden dik olarak büyümesine devam etmesidir.
Birinci Yıl: Kış aylarında ya da ilkbahar gelişme periyodundu başlamadan bir süre önce bir yıllık fidan, topraktan 40-60 cm yükseklikte, kuvvetli 4- 5 göz üzerinden kesilir. Haziran, Temmuz ve Ağustos ayları veya şiddetli soğuklar geçtikten sonra kış ayları içerisinde fidanlara ilk şekil verilebilir. Bu amaçla, fidanların gövdesi üzerinde düzenli dağılmış, gelişmeleri eşit kuvvette olan 3 ana ve bunların ortalarında gelişen doruk dalı olmak üzere 4 dal seçilir.
Seçilecek dalların gövdeleri ile yaptıkları açılarının 45o, kendi aralarında ise 120o‘lik açılarla olmasına dikkat edilir. Dalların uzunlukları 40 cm’den az ise bunlara dokunulmaz. Ancak daha uzun olarak gelişen dallar 40-60 cm yükseklikten eşit uzunlukta kesilebilir.
İkinci Yıl
İlk şekil verilen fidanların ana dallarından ilkbaharda 3-5 yeni dal oluşur. Yaz gelişme periyodu içerisinde sürgünler odunlaştıktan sonra, ya da kış aylarında her ana daldan biri ana dalın devamını sağlayan, diğeri yardımcı dal olmak üzere iki ve doruk dalından bir dal seçilir. Fidanlar üzerinde belirtilen işler yapıldıktan sonra dalların kesilmelerine başlanır.
Üçüncü ve sonraki yıllar
İlkbahar ve yaz gelişme periyotlarında ağaçlarda gerekli bakım işleri yürütülür. Bütün bunlardan sonra her yıl ve yardımcı dallar üzerine oluşacak 3-5 daldan birer tanesi ana ve yardımcı dalların devamını, birer tanesi de bunların yardımcı dalını oluşturmak üzere ikişer dal seçilir.
BODUR ELMA BAHÇELERİNDE BUDAMA VE TERBİYE
Bodur bahçelerde ağaçların en fazla 2.5-3 m boylanmasına müsaade edilir. Bu bahçelerde budama ve terbiyede asıl amaç meyveli dalların ana eksen etrafında bir silindir formu almasıdır. Merkezden dışa açılarak oluşan dalların çapı ağacın üst kısmına doğru kademeli olarak azalmalıdır. Yan dalların kalınlığı daima gövde kalınlığından az olmalı ve ağaçların silindir şekli alması sağlanmalıdır
1. Dikim ve İlk Yıl Budaması
İdeal fidan;  1-1.5 m. boyunda, çapı 1.5 cm’den daha fazla olan ve 5-8 adet geniş açılı yan dalı bulunan fidandır. Ülkemizde genellikle  kamçı şeklinde fidanlar üretildiği için piyasada dallı fidan bulmak mümkün olmayabilir. Bu sebeple şekillendirmeye kamçı haldeyken başlanmalıdır. Dikimden sonra; kamçı şeklinde fidanların tepesi 70-75 cm’den kesilir.
70-75 cm’den tepesi vurulmuş fidanlarda, ilkbaharla birlikte topraktan 45-75 cm yükseklikte birinci katı oluşturacak yan dallar çıkmaya başlar. Bu sürgünlerden tepe noktasına en yakın olan dal lider dal olarak seçilir. Sürgün uzunlukları 7.5-10 cm olduğunda her iki haftada bir liderin 10 cm altındaki sürgünlerin el veya makasla uzaklaştırılması gerekir. Bu kesimler Temmuz sonuna kadar tekrarlanmalıdır
Öte yandan haziranın ortasından sonra dik büyüyen dalları lider ile 45-60O  açı yapacak şekilde açmak gerekmektedir. Bu amaçla  eğer dal küçükse kürdan, çamaşır mandalı; biraz büyüksen çıtalar, çubuklar  veya  çamaşır  mandalına bağlı  beton ağırlıklar kullanılabilir. Açı genişletmede kullandığımız bu materyaller Ağustos ayı sonunda çıkarılmalıdır.
2. İkinci Yıl Budama ve Terbiye
Bodur elma bahçelerinde lider, dikim yılında budandıktan sonra tekrar kesilmez. Eğer gelişme zayıfsa tekrar tepe kesimi yapılabilir.
İkinci yılda toprak seviyesinden itibaren 45 cm’ye kadar olan mesafeden çıkan sürgünler uzaklaştırılır.
Fidanımızda istenilen dallanma olmamışsa veya  sadece 1-2 adet yan dal oluşmuşsa bu dallar çıkarılır ve yeni dikilmiş gibi tepesi 75 cm’den kesilir.
Özellikle kuvvetli gelişen çeşitlerde gelişmeyi azaltmak için daha az budama yapılmalıdır.
Ağaç gençken yan dalların yatay büyümesini sağlamak ve kuvvetli dik sürgün büyümesini engellemek önemli bir prensiptir.
Bodur elma bahçelerinde liderin mümkün olduğu kadar hızlı bir şekilde üst tele ulaşması sağlanmalıdır. Bunu sağlamak için lidere rakip olan sürgünlerin uzaklaştırılmasına devam edilir. Ayrıca liderin dik durmasını sağlamak için destek sistemine bağlanmalıdır
. Üçüncü Yıl Budama ve Terbiye
3. yıl artık önemli miktarda meyve alınacağı için ağaçlar budanırken meyve gözlerine dikkat edilmelidir. Dik sürgünler ve aşırı güçlü dallar, kırılmış veya hastalıklı dallar çıkarılır. Yine toprak seviyesinden 45 cm mesafeden çıkan sürgünler ve katlar arasında aşırı kuvvetli büyüyen sürgünler varsa çıkarılır.

3. yıl gelişme periyodunun başlaması ile birlikte katlarımız iyice belirginleşmeye başlayacaktır. Lider istenilen yüksekliğe bu sezon sonunda ulaşır. 
Haziranda önceki yıllarda yapıldığı gibi dalların açıları genişletililir. Aşırı meyve yükünden dolayı kırılmaları önlemek için meyve dallarını ve ana dalları tellere bağlamak gereklidir.
. Verim Çağındaki Ağaçlarda Budama
İdeal bodur elma ağacı, toprak seviyesinden 0.5-1 m yukarıda yaklaşık 4-5 daldan oluşan bir kata sahiptir ve alt katlara daha iyi ışık ulaşması için ilk katın üstündeki boşlukta sadece küçük meyve dalları bulunmalıdır. Alttaki dallar her zaman üsttekilerden daha geniş olmalıdır. Bunu sağlamak için çok acele edilmemeli ve aşırı kesimler yapılmamalıdır. Unutulmamalıdır ki bütün kesimler az veya çok meyve tutumunu geciktirir.
4. büyüme sezonunda ağaç dengeli bir taç oluşturur. Bu yıldan sonra aşağıda kat iskeletini oluşturan dallar korunmalıdır ve her katta 4-5 dal olana kadar ağaç iskeleti oluşturulmaya devam edilir ve sık dallar çıkarılır.
Verim çağındaki ağaçlarda yan dallarda dallanmayı artırdığı için uç kesimi genellikle tavsiye edilmez. Uç kesimi, spur çeşitlerde bir dalın devamlı gelişmesini sağlamak amacıyla yapılır. Granny Smith gibi ölü göz oluşturmaya eğilimli çeşitlerde, gövdeye yakın kısımlarda meyve gözü oluşturmak ve ölü göz oluşumunu engellemek için yan dallarda uç kesimleri yapılmalıdır.
Verim çağında ağaç yüksekliği 2.5-3 m civarındadır. Ağaçlar bu yüksekliğe 3-4. büyüme sezonu sonunda gelmelidir. Bu yüksekliğe ulaşan ağaçta lider 2 şekilde baskı altına alınabilir.
1-) En üst dal telin diğer tarafına kıvrılabilir.
2-) 2 yaşlı dallar üzerinde daha zayıf yan dala kadar geriye budanır.
Büyük meyve bahçelerinde 2. yöntem hem daha pratiktir hem de işgücü tasarrufu sağlamaktadır. Ancak küçük alanlarda üretim yapanlar 1. yöntemi de çok rahatlıkla uygulayabilirler.
Meyve ağaçları, düzenli bir budama, sulama, gübreleme ve benzeri bakım işlemleri sonucu belirli süreler sonunda fizyolojik dengeye girerler. Yetiştiricinin ağaçlara kazandırdığı bu önemli fizyolojik dengeyi uzun süre devam ettirmesi arzu edilir. Bu da ancak ürŞekil budamasında olduğu gibi ürün budamasının da üzerinde durulması gereken bazı ilkeler mevcuttur. Yetiştirici budama yaparken bunları dikkate aldığı takdirde ağaçları fizyolojik dengede tutabilirün budaması ile başarılabilir.
1-Meyve ağaçları, yaşlandıkça veya sürgün gelişmeleri yetersiz olmaya başlayınca, bunların daha şiddetli budanmaları gerekir. Ancak bu işlem yapılırken dalların tümü bir yılda çıkarılmamalı, çok yıllık bir program yapılarak her yıl buna göre kesilmelidir.
2-Ana dallar, birer birer ele alınmalı, bunlar üzerinde dikine büyüyen obur ya da birbiri üzerine gelen dallar var ise çıkarılmalıdır.
3-Ana veya yardımcı dallardan çıplaklaşmaya yönelenler kısa kesilerek, boş yerlerde yeni dalların oluşturulmasına çalışılmalıdır
4- Çok yaşlı meyve ağaçlarında meyve dallarının bir kısmı özellikle yaşlı olanları kesilerek veya yaşlı meyve dalları kısaltılarak meyve dallarının yenilenmesine çalışılmalıdır. Ancak genç, yeni meyve vermeye başlamış ağaçlara bu kural uygulanmamalıdır.
5- Kuru, hastalıklı ve zayıflamış dallar diplerinden kesilerek çıkarılmalıdır.
7- Ürünün ağırlığı nedeniyle eğilerek açıları genişletilmiş dallar diğer dallarla bağlanarak veya yerden herek verilerek eski büyüme açılarına getirilmelidir.
8-Meyve seyreltmesine önem verilmelidir



#Kuru budamaları aşağıdan yukarıya doğru, yaş (yeşil) budamaları ise üst dallardan başlayıp aşağıya doğru yapmak daha uygun olur.
#Ağaçların gelişmesini iyileştirmek ve hızlandırmak için yapılan budamalarda; birbirlerine yakın (sıkışık) ve birbirine zarar veren yaş (yeşil, canlı) dallardan daha zayıf ve genç olanlarını uzaklaştırmak gerekir. Böylece kalan dallar daha iyi ve sağlıklı bir gelişme yaparlar.
#Budamalarda en uygun kesim aletinin seçilerek kullanılması büyük önem taşır. Küçük ve ince dallar, keskin bıçak veya budama makaslarıyla, 2.5 cm ye kadar olan daha kalınca dallar, saplı budama makasıyla, yüksek dallar, sırıklı ve çekmeli makaslarla, daha kalınca dallar testereyle, kalın ve yüksek dallar, emniyet kemeri ve budama merdiveni de kullanılarak motorlu testereyle, boylu ağaçlar, sepetli veya merdivenli araçlar kullanılarak motorlu te» Her şeyden önce bilgili, becerikli ve deneyimli işçiler çalıştırılmalıdır. » Aletler yeterli ve amaca uygun olmalıdır.
# Çalışmalar tecrübeli teknik elaman veya çavuşlar nezaretinde yürütülmelidir. » İşlek caddeler veya çalışanların bulunduğu mekânlarda ya tatil günlerinde budama yapılmalı veya gerekiyorsa yol ve caddeler araç ve insan trafiğine kapatılmalıdır. »#



9 Kasım 2018 Cuma

ANKARA BUDAMA

ZİRAAT MÜHENDİSİ TARAFINDAN AĞAÇLARINIZ BUDAMA,BAHÇE BAKIMI,ÇAPALAMA,İLAÇLAMA(MEVSİMİNE UYGUN),ÇİM EKİMİ VE  BUNLARDAN BİRİNİ YAPTIRAN MÜŞTERİLERİMİZE ÜCRETSİZ  YILLIK TARIMSAL DANIŞMA  NOT.:SORUNLARINIZI DANIŞMA İÇİN ALO BAHÇE:0553-225-24-37  ALİ BEY


AĞAÇ BUDAMA İŞİ

bahçe iş

BAHÇE BAKIMI İŞLERİ ankara ve çevresinde
       BAHÇE BAKIMI İŞLERİ

1:AĞAÇ BUDAMA VE KESİMİ
2:ÇAPALAMA İŞLERİ
3:ÇİM EKİMİ VE TAMİRİ
4:İLAÇLAMA
5:SULAMA SİSTEMLERİ KONUSUNDA YARDIM
6:AĞACIN İHTİYACI OLAN BESİNİN TESBİTİ UYGULAMA ŞEKLİ VE ZAMANININ TESBİTİ
7:GÜBRELEME
8:BU KONUDA UZMAN BİLGİLİ KİŞİLERE DANIŞMAK.
 BAHÇE DANIŞMA HATTI :0553-225-24-37 ZİRAAT  MÜHENDİSİ ALİ BEY
İSTEYENE REFERANS VERİLİR.
NOT.:İSTEYENİN BAHÇESİ GÖRÜLÜR ANCAK ULAŞIM ŞEKLİ BAHÇE SAHİBİNE AİTTİR.